-Ceza Hukuk Hakkında-

SORU: Bilirkişinin cezai sorumluluğu nedir?
CEVAP: Bildiğiniz üzere, bilirkişi raporu muhakemenin neticelenmesinde hakime yardımcı olan önemli delillerden birisidir. Hakimlerin sağlıklı karar verebilmesi,   bilirkişi raporlarının objektif olmasına büyük ölçüde bağlıdır. Yasa koyucu, bilirkişilerin   objektifliğini sağlamak amacıyla, ceza yasamızda, bilirkişilerin cezai ve maddi sorumluluğunu gerektiren bir takım hükümlere yer vermiştir.
Hakkınızda açılan ceza davasında dayanılan hükümlere sırasıyla değinmek gerekirse:
1.765 sayılı TCK’ nın   230. maddesi   “memuriyeti savsama ve gecikme” suçunu düzenler. Bu maddeye göre;   şayet memur görevini yapmazsa yada geciktirirse ortaya çıkan zarardan dolayı, memurun   cezai sorumluluğu gündeme gelecektir. Bilirkişi de yaptığı görev sebebiyle
bu   hükme tabidir.
2.Aynı yasanın   286. maddesi   yalan şahitliği ve yalan yere yemin etme suçunu düzenler. Bu hükme göre, yemin ettirerek dinleme yetkisine sahip bir merci yada memur( mahkeme yada hakim gibi)   huzurunda yalan yere yemin eden yada yalan şahitlikte bulunan kimse üç aydan üç yıla kadar cezalandırılır. 290. madde ise, 286. maddenin bilirkişilere de uygulanacağını belirtir.
Savcının iddianamesinde dayanak aldığı 765 s TCK’ nın 230,286 ve 290. maddelerini, 5237 sayılı yeni TCK’ da ki hükümlerle   karşılaştırdığımızda eski yasanın(765 s. TCK’nın) lehte olduğu açıktır. Dolayısıyla iddianamede bu bağlamda her hangi bir hata bulunmamaktadır.
5271 s. CMK m. 160 uyarınca, savcı basit şüphe ile soruşturmayı başlatır. Soruşturma süresince toplanan deliller ile suçun işlendiğine dair   yeterli şüphe elde edilirse, savcı iddianame düzenler(m.170) ve iddianameyi mahkemeye sunar. Mahkeme, on beş   gün içinde iddianamenin kabulüne ya da reddine karar verir. Olayınızda savcı, idare tarafından hakkınızda yapılan şikayet üzerine, soruşturmaya başlamıştır. Soruşturma esnasında, üniversite heyetinin raporu   gibi ciddi bir delil elde eden savcı, doğal olarak iddianame düzenlemiştir, mahkeme de bu iddianameyi kabul etmiş ve muhakeme başlamıştır. Bilirkişiler bildiğiniz üzere, belirli bir konuda uzmanlaşmış insanlardır. Bilirkişiler mahkemeye sundukları raporları belirttiğiniz gibi salt   “ vicdani kanaate” göre değil; objektif bir takım kıstaslara göre hazırlarlar( KAMULAŞTIRMA DAVALARINDA BİLİRKİŞİ OLARAK GÖREV YAPACAKLARIN NİTELİKLERİ VE ÇALIŞMA ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK m.15,17). Bu sebeplerle, hakkınızda açılan ceza davası, kanaatimce olağandır ve doğal karşılanmalıdır. Kaldı ki yine bildiğiniz üzere, hakkındaki iddialar mahkeme kararı ile kesinleşmedikçe hiç kimse suçlu sayılamaz. Muhakemenin amacı, iddianame hakkında karar vermek ve gerçeği açığa çıkarmaktır. Yargılanmak herkesin başına gelebilecek, doğal bir olaydır. Mahkemelerimizin gereken en adil   kararı vereceğine tüm kalbimle inanıyorum.
                                                                                                                                                              Av. Ümit Güveyi